
İş Hukukunda Kıdem ve İhbar Tazminatı
Kıdem Tazminatı; 1 yıldan fazla süreyle aynı iş yerinde çalışan işçinin kıdem tazminatı alacağı doğar. Sözleşmeyi kimin sonlandırdığının önemli bulunmamaktadır.
İşçinin kıdem tazminatı alamaması ihtimali ancak kusurlu olduğu hallerde söz konusudur.
Kıdem tazminatına ilişkin şu husus yeterince bilinmediği için, birçok kadın işçi, tazminat hakkından yoksun kalmaktadır; esasen kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kendi arzusu ile iş akdini sona erdirmesi halinde kıdem tazminatı hakkı saklıdır.
Kıdem tazminatı için dava zamanaşımı süresi 5 yıldır.
İhbar Tazminatı; iş sözleşmesini feshedecek taraf, aşağıda açıklayacağımız kanunda belirtilen sürelerde karşı tarafa bu fesih arzusunu ihbarla yükümlüdür. İhbarda bulunulmadan feshedilen sözleşme için tazminat hakkı doğar.
Kendi arzusuyla, haklı sebep olmadan ve sürelere uymaksızın işten ayrılan işçinin ihbar tazminatı hakkı söz konusu değildir.
Kanundaki süreler şu şekildedir;
İşi 6 aydan az sürmüş işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak 2 hafta sonra,
İşi 6 aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak 4 hafta sonra
İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak 6 hafta sonra,
İşçi 3 yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından 8 hafta sonra feshedilmiş sayılacaktır.
Güncel yasa değişiklikleriyle birlikte, ihbar tazminatı için de dava zamanaşımı süresi 5 yıl olarak düzenlenmiştir.
4857 Sayılı Yasa İlgili Maddeler İçin Bkz; 17,24,25,26
Read More
Boşanma Davası Türleri
Boşanma davaları, anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki ayrı türdedir. Çekişmeli boşanma davaları için evlilik ile dava açma süresi arasında geçen zaman önemli olmasa da, anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için evliliğin tam 1 yıllık süreyi doldurmuş olması şarttır.
Süre:
Dava süreci anlaşmalı boşanmalarda protokol ile tarafların beklentileri netleştirilmiş olduğu ve tek celsede sonuçlandığı için son derece hızlı ilerlemektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki anlaşmalı boşanma duruşmasında her iki tarafın da hazır bulunması gerekmektedir, aksi takdirde anlaşmalı olarak açılan boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına dönüşecektir. Buna karşın çekişmeli boşanmalarda tarafların tanıkları, velayet ve nafaka beklentileri, kusur ispatı vb. hususlar uzun zaman aldığı için genellikle 10-12 aydan önce sonuçlanamamaktadır.
Aile İçi Şiddet Durumu:
Boşanma sürecinde karşı tarafın tehlike yaratması halinde; savcılık ve mahkeme eliyle uzaklaştırma kararı ve sair koruma tedbirleri alınabilmekte, mahkemeden tehlike altında olan şahsın güncel adresinin gizli tutulması talep edilebilmektedir.
Velayet:
Çocuk üzerindeki velayet hakkı mahkemece değerlendirilirken, çocuğun üstün yararı esas alınır. Genel olarak çocuğun 13 yaşına dek anne bakımı ve ilgisine ihtiyaç duyduğu kabul edilmekte olup, 13 yaş ve üzeri çocukların mahkemece dinlenmesi gerektiği kabul edilir. Mahkeme yine de çocuğun iradesiyle bağlı olmayıp çocuğun yaşını, cinsiyetini, ebeveynin çocukla olan ilişkisini, ebeveynin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal durumlarını da dikkate alarak bütünüyle bir karara varmaktadır.
Nafaka:
Uygun şartlar altında, eş için, dava aşamasında tedbir nafakası, dava sonrasında yoksulluk nafakası; ortak çocuk için ise yoksulluk nafakası talep edilmesi mümkündür.
Mal Paylaşımı Davası:
Mal paylaşımı davaları; katılma alacağı, katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı olmak üzere üç çeşit talep içermektedir.
Mal paylaşımı davası, boşanma kararının alınmasını takiben açılması gereken bir dava türü olup, boşanma davası ile birlikte açılamaz. Şayet mal paylaşımı davası, boşanma davası ile aynı zamanda fakat ayrı bir dava olarak açılmış ise; mahkeme, mal paylaşımı davası açısından boşanma davasında verilecek kararın kesinleşmesini bekletici mesele yapacaktır.
Bu davada, yasa değişikliği açısından 01.01.2002 tarihi öncesi edinilmiş mallar açısından mal kimin üzerine kayıtlı ise ona ait kabul edilmektedir. 01.01.2002 sonrasında kazanılan mallar açısından ise hukukumuzda “edinilmiş mallara katılma rejimi” temel alındığı için, malvarlığı yarı yarıya paylaştırılacaktır. Evlenme tarihinden önce edinilen mallar açısından bu tarih ayrımı önemli olmayıp, mal kimin üzerine ise ona ait kabul edilecektir.
Boşanma davaları hak kaybı yaratmamak adına stratejik ilerleme gerektiren davalar olup, özellikle mal paylaşımı hususu içerdiği istisnai durum ve ihtimallerden ötürü hukuki danışmanlık gerektirmektedir.
İlgili Kanun Maddeleri:
TMK md. 161 vd. , Koruma Tedbirleri İçin Bkz: 6284 Sayılı Yasa
Read More
Ceza Davalarında “Hakaret” ve “Tehdit” Kavramı
Bir sözün hakaret olarak kabulü için aşağılama, rencide amacı gütmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, karşı tarafça sarfedilen sözler, maruz kalan şahısta üzüntü yaratsa da Yargıtay tarafından eleştiri sınırında kabul edilir.
Buna karşın, “benim paramla maaş alıyorsun” sözünün geçtiği emsal davamızda olduğu gibi, bazı durumlarda, hakaret/tehdit kapsamındaki sözlere ilişkin davalarda, doğru bakış açısı ve doğru savunma ile Yargıtay’ca benimsenenin aksine karar alınması mümkündür.
Ayrıca yeri gelmişken danışanlarımdan sık gelen bir soruyu açıklığa kavuşturmak isterim ki, beddualar hakaret değildir.
Kanun Madde Metni İçin Bkz: 5237 Sayılı TCK Madde 125
Bir sözün tehdit olarak kabulü için ise mağdurun, somut ve gerçekleşmeye elverişli bir zararla korkutulması gerekmektedir. Tehdit suçu, hakaretten farklı olarak uzlaştırma kapsamındadır.
Kanun Madde Metni İçin Bkz: 5237 Sayılı TCK Madde 106
Read More

Sağlık çalışanına ‘saldırı girişimi’ cezasız kalmadı
İzmir‘de sağlık çalışanına “saldırı girişimi“nde bulunduğu iddiasıyla yargılanan sanığa bin 500 lira para cezası verildi.
Bayraklı ilçesinde bir evden yapılan çağrıya müdahale için giden ambulanstaki sağlık çalışanı Şule Dinç‘in, Muhammet K’nin saldırgan tutumuyla karşılaşması ve 16 yaşındaki hasta yakını B.Ç. tarafından darbedilerek, bir tutam saçının koparılması olayıyla ilgili adli süreç devam ediyor.
Hasta yakını B.Ç’nin yaşının küçük olması nedeniyle dosyasının ayrıldığı soruşturmada, müştekinin uzlaşma teklifini kabul etmemesi üzerine B.Ç. hakkında iddianame hazırlığına başlandı.
Olayda “saldırı girişimi”nde bulunduğu iddiasıyla hakkında dava açılan ve Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan Muhammet K’yle ilgili, mahkeme “örnek” teşkil edecek bir karara imza attı.
Müşteki avukatı Gonca Karakaptan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müvekkili Şule Dinç ile katıldığı karar duruşmasında savunması alınan sanığın, olay günü alkollü olduğunu, bu nedenle de ne yaptığının farkında olmadığını beyan ettiğini belirtti.
Beraatini isteyen sanığın, cezalandırılmasını talep ettiklerini vurgulayan Karakaptan, mahkemenin de sanığa “kasten yaralamaya teşebbüs” suçunun sabit olduğu gerekçesiyle bin 500 lira adli para cezası verdiğini söyledi.
“Karar örnek nitelikte”
Karakaptan, kararı sağlık çalışanlarına şiddetin önlenmesi anlamında “umut verici” olarak nitelediklerini, bu cezayla sağlık çalışanlarına şiddet konusunda önemli bir farkındalık oluşacağını umut ettiğini dile getirdi.
“Karar, saldırı ‘teşebbüs’ aşamasında kalsa da cezasız kalmayacağını gösterdi.” diyen Karakaptan, şunları kaydetti:
“Mahkeme bu anlamda örnek nitelikte bir ceza verdi. Bunu basite indirgememek lazım çünkü müvekkilim o an kaçamasa teşebbüs tamamlanarak belki de telafisi olmayan büyük zararlar meydana gelecekti. Sağlık personeline şiddet basında sık sık yer alıyor ama toplumun bazı kesimlerinde gereken duyarlılık maalesef oluşmuyor. Bunun önüne geçmek adına bu tür cezai yaptırımlara ihtiyacımız var.”
Uzlaşmayı kabul etmedi
Karakaptan, aynı olayda Şule Dinç’e saldırarak saçlarını koparan hasta yakını B.Ç. ile ilgili soruşturmanın da sürdüğünü bildirerek, “Müvekkilim bu kişiyle ilgili de uzlaşmayı kabul etmeyerek şikayetini sürdürdü. Hukuki süreç devam ediyor.” dedi.
B.Ç. hakkında da “kasten yaralama” suçundan dava açılmasını beklediklerini aktaran Karakaptan, bu davadan da emsal bir karar çıkacağına inandıklarını sözlerine ekledi.
Olay
İzmir’de, 8 Aralık 2018’de, Bayraklı ilçesi Emek Mahallesi’ndeki bir adreste yaşayan hastaya giden ambulansta görevli sağlık çalışanları, iddiaya göre Muhammet K’nin saldırgan tutumuyla karşılaşmış, bunun üzerine ambulansa refakatçi olarak alınan B.Ç’nin, 112 Acil Servis çalışanı paramedik Şule Dinç’i darbederek, bir tutam saçını kopardığı belirtilmişti. Şule Dinç, güvenlik kamerasınca da kaydedilen olaydan sonra polise giderek şikayetçi olmuştu.
Read More

Ahlaksız fenomene 17 yıl hapis
METİN BURMALI
İzmir’de para karşılığı ‘çocuklara yönelik istismar’ görüntülerini çekip, sosyal medya hesabında takipçi ve para kazanmak amacı ile paylaşan ‘Gagabulut’ lakaplı Bulut Altuğ, 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bulut Altuğ ve görüntüleri çeken Fatih Bilgehan B, 15 Ekim 2018’de C.S.S. ile K.Y.’nin ailesinin şikayeti üzerine gözaltına alınmış, Altuğ tutuklanırken, Fatih Bilgehan B. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında iki sanık son kez hakim karşısına çıktı. Her iki sanık da pişman olduklarını belirtirken, mağdurların avukatı Gonca Karakaptan sanıkların küçük çocuklara karşı işlediği suç nedeniyle cezalandırılmalarını istedi.
İKİ MAĞDUR İÇİN 4’ER YIL
Mahkeme heyeti, sanık Bulut Altuğ’u 17 yıl hapis cezasına çarptırırken, diğer sanık Fatih Bilge B.’ye de her mağdur için 4’er yıl olmak üzere toplam 8 yıl hapis cezası verdi. F.B.B, kararın kesinleşmesinin ardından cezaevine girecek.
Read More

Doktora ‘Benim paramla maaş alıyorsun’ diyen sanığa para cezası
Mehmet CANDAN/İZMİR, (DHA) –
İZMİR’de, hasta eşiyle ilgilenmediğini öne sürdüğü doktora, “Benim paramla maaş oluyorsun” diyen Y.K.’ye, hakkında açılan kamu davasında 304 gün hapis cezası verildi. 2 yılın altında olması nedeniyle hapis cezası, 6 bin 80 liralık adli para cezasına çevrildi. Y.K., karara itiraz etti; ancak üst mahkeme, bu itirazı reddetti.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’nde 2016 yılında meydana gelen olayda, Y.K., rahatsızlanan eşi C.K.’yi hastaneye getirdi. Bir süre sonra eşiyle ilgilenilmediğini düşünen Y.K., acil serviste görevli doktor Kaan Ataman ile tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Y.K., iddiaya göre, Ataman’a “Sen kimsin? Seni çok pis yaparım. Benim paramla maaş alıyorsun” dedi. Tartışma sonrasında sağlık çalışanlarına karşı şiddetin önlenmesine yönelik ‘beyaz kod’ uygulandı, doktor Ataman Y.K.’den şikayetçi oldu. Y.K. hakkında, ‘hakaret ve basit tehdit’ suçlamasıyla kamu davası açıldı.
İzmir 18’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına sanık Y.K., şikayetçi olan doktor Kaan Ataman ve tarafların avukatları katıldı. Üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen ve sadece serzenişte bulunduğunu öne süren Y.K., “Ben doktora hakaret etmedim, tehditte bulunmadım. Sadece bizim verdiğimiz vergilerle bize hizmet etmek zorundasınız, diye serzenişte bulundum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
Mahkeme heyeti, ‘tehdit’ suçundan delil yetersizliği dolayısıyla sanık Y.K.’nin beraatine karar verdi. Y.K., hakaret ettiği gerekçesiyle 304 gün hapis cezasına çarptırıldı. Cezanın 2 yılın altında olması nedeniyle 304 gün hapis cezası 6 bin 80 liralık adli para cezasına çevrildi.
Sanık Y.K., karara itiraz etti; ancak üst mahkeme, itirazını reddetti.
‘KARAR EMSAL NİTELİĞİNDEDİR’
Doktor Kaan Ataman’ın avukatı Gonca Karakaptan, mahkemenin verdiği kararın emsal niteliği taşıdığını belirterek, “Daha önce de karşılaştığımız olaylarda ‘Benim vergimle maaş alıyorsun, senin maaşını ben ödüyorum’ şeklindeki söylemler Yargıtay’a göre hakaret sayılmıyordu. Bu tarz olaylarda beraat kararı veriliyordu. Ancak bizim davamızda çıkan karar, emsal niteliğindedir. Artık kimse bu söylemlerde bulunup hakaret edemeyecek” dedi.